Tuz Tüketimimiz İhtiyacımızın Üç Katı
Sağlığımızı çok ciddi boyutlarda tehdit eden tuz tüketimi artık aşırı boyutlara ulaştı.
Tuz Tüketimimiz İhtiyacımızın Üç Katı
Türkiye’de 70 bin, dünyada ise 2 milyonun üzerinde kişi diyaliz ve böbrek nakli tedavileriyle yaşamını sürdürmeye çalışıyor.
International Hospital Nefroloji Uzmanı Doç. Dr. Ülkem Çakır, kandan atık ürünlerin süzülüp temizlenmesinden ve sıvı fazlasının idrar şeklinde atılmasından böbreklerin sorumlu olduğunu hatırlattı.
Aynı zamanda kan basıncının düzenlenmesi, yeni kırmızı kan hücrelerinin yapılması ve kemiklerin sağlıklı olmasına da yardımcı olduğunu dile getirdi.
Doç. Dr. Çakır, iki böbreğin birden çalışamaması durumunda böbrek yetmezliği oluştuğunu aktararak, “Sonrasında ise hayatı riske atan, üre, kreatinin, potasyum, kanda asit miktarının artması gibi ölümcül tablolar ortaya çıkıyor.
Bu tablolar ani ve hızlı olabileceği gibi, yıllar içinde yavaş yavaş da olabiliyor. Son dönem böbrek yetmezliği hastaları, kronik böbrek hastalığı sorununun görünen kısmını oluşturuyor.” dedi.
Türk Nefroloji Derneği'nin 23 ilde 10 bin 750 erişkinin katılımı ile bir çalışma yaptığını aktaran Çakır, şu bilgileri verdi: “Bu çalışmada Türkiye'de erişkinlerin yüzde 15.7'sinde çeşitli evrelerde kronik böbrek hastalığı varlığını ortaya koyuyor.
Bu oran, basit bir hesapla ülkemizde yaklaşık 7 milyon 500 bin kronik böbrek hastası bulunduğu, yani her 6–7 erişkinden birinin böbrek hastası olduğu anlamına geliyor ve sorunun boyutunun tahmin edilenin çok üzerinde olduğuna dikkat çekiyor.”
Doç. Dr. Ülkem Çakır, 14 Mart Dünya Böbrek Günü nedeniyle böbrek hastalıklarına neden olan etkenler ve dikkat edilmesi gerekenler hakkında da bilgiler vererek, “Her gün vücuda yeterli miktarda su girişi olmazsa böbrekler zehirli maddelerin atılımını gerçekleştiremiyor.
Yeterli su tüketmeyen herkesin böbreğinde hayatının bir bölümünde mutlaka işlev bozukluğu gelişiyor. Sağlıklı bir insanda vücut ağırlığının yüzde 60’ı sudur. Dolayısıyla vücut ağırlığına göre su tüketilmesi gerekiyor. Normal kiloda erişkin bir kadın günde 1,5-2 litre, erkekler ise günde 2-2,5 litre su içmeli. Çay, meyve suyu ve soda gibi içecekleri günlük tüketimin dışında tutulmalı. Ancak unutmayın çok su içmek de az su içmek kadar zararlı. Günde 4-5 litre su içtiğinizde böbreğinizin idrarı konsantre etme yeteneği zorlanıyor. Bu da vücutta sodyum oranını azaltıyor. Düşük sodyum oranları da beyin fonksiyonlarının bozulmasına yol açıp hayatı tehdit ediyor.” diye konuştu.
VÜCUDUN GÜNLÜK TUZ İHTİYACI 5-6 GRAM, 18 GRAM TÜKETİYORUZ
Vücudun günlük tuz ihtiyacının ortalama 5-6 gram olduğunu anlatan Çakır, yapılması gerekenlerle ilgili şu bilgileri verdi: “Bunun yaklaşık 2 gramı yemeklere hiç tuz konulmasa bile gün içerisinde yenilen sebze ve meyvelerden alınıyor.
Eğer yenilen yemeklerde kısıtlama yapılmazsa yiyeceklerdeki yüksek tuz vücuda alınıyor. Bunların yanı sıra içeriğinde fazla miktarda tuz bulunan peynir, turşu ve salça gibi yiyecekler de fazladan tuz alımına neden oluyor. Bazı durumlarda kişilerin tuz alımı 20-25 gramı bulabiliyor.
Türk Hipertansiyon ve Böbrek Hastalıkları Derneği'nin araştırmasına göre halkımız günde yaklaşık 18 gram tuz tüketiyor. Tuz tüketiminin böbrek fonksiyonları üzerinde doğrudan etkisi var.
Fazla tuz tüketildiği zaman böbrek içindeki kılcal damar dolaşım sisteminde kan basıncı yükseliyor. Bu yüksek kan basıncı devamlı hal alırsa küçük kılcal damarların yırtılarak harap olmasına neden oluyor, ayrıca idrardan protein kaçırmaya yol açıyor.”
Tuz Tüketimimiz İhtiyacımızın Üç Katı
Türkiye’de 70 bin, dünyada ise 2 milyonun üzerinde kişi diyaliz ve böbrek nakli tedavileriyle yaşamını sürdürmeye çalışıyor.
International Hospital Nefroloji Uzmanı Doç. Dr. Ülkem Çakır, kandan atık ürünlerin süzülüp temizlenmesinden ve sıvı fazlasının idrar şeklinde atılmasından böbreklerin sorumlu olduğunu hatırlattı.
Aynı zamanda kan basıncının düzenlenmesi, yeni kırmızı kan hücrelerinin yapılması ve kemiklerin sağlıklı olmasına da yardımcı olduğunu dile getirdi.
Doç. Dr. Çakır, iki böbreğin birden çalışamaması durumunda böbrek yetmezliği oluştuğunu aktararak, “Sonrasında ise hayatı riske atan, üre, kreatinin, potasyum, kanda asit miktarının artması gibi ölümcül tablolar ortaya çıkıyor.
Bu tablolar ani ve hızlı olabileceği gibi, yıllar içinde yavaş yavaş da olabiliyor. Son dönem böbrek yetmezliği hastaları, kronik böbrek hastalığı sorununun görünen kısmını oluşturuyor.” dedi.
Türk Nefroloji Derneği'nin 23 ilde 10 bin 750 erişkinin katılımı ile bir çalışma yaptığını aktaran Çakır, şu bilgileri verdi: “Bu çalışmada Türkiye'de erişkinlerin yüzde 15.7'sinde çeşitli evrelerde kronik böbrek hastalığı varlığını ortaya koyuyor.
Bu oran, basit bir hesapla ülkemizde yaklaşık 7 milyon 500 bin kronik böbrek hastası bulunduğu, yani her 6–7 erişkinden birinin böbrek hastası olduğu anlamına geliyor ve sorunun boyutunun tahmin edilenin çok üzerinde olduğuna dikkat çekiyor.”
Doç. Dr. Ülkem Çakır, 14 Mart Dünya Böbrek Günü nedeniyle böbrek hastalıklarına neden olan etkenler ve dikkat edilmesi gerekenler hakkında da bilgiler vererek, “Her gün vücuda yeterli miktarda su girişi olmazsa böbrekler zehirli maddelerin atılımını gerçekleştiremiyor.
Yeterli su tüketmeyen herkesin böbreğinde hayatının bir bölümünde mutlaka işlev bozukluğu gelişiyor. Sağlıklı bir insanda vücut ağırlığının yüzde 60’ı sudur. Dolayısıyla vücut ağırlığına göre su tüketilmesi gerekiyor. Normal kiloda erişkin bir kadın günde 1,5-2 litre, erkekler ise günde 2-2,5 litre su içmeli. Çay, meyve suyu ve soda gibi içecekleri günlük tüketimin dışında tutulmalı. Ancak unutmayın çok su içmek de az su içmek kadar zararlı. Günde 4-5 litre su içtiğinizde böbreğinizin idrarı konsantre etme yeteneği zorlanıyor. Bu da vücutta sodyum oranını azaltıyor. Düşük sodyum oranları da beyin fonksiyonlarının bozulmasına yol açıp hayatı tehdit ediyor.” diye konuştu.
VÜCUDUN GÜNLÜK TUZ İHTİYACI 5-6 GRAM, 18 GRAM TÜKETİYORUZ
Vücudun günlük tuz ihtiyacının ortalama 5-6 gram olduğunu anlatan Çakır, yapılması gerekenlerle ilgili şu bilgileri verdi: “Bunun yaklaşık 2 gramı yemeklere hiç tuz konulmasa bile gün içerisinde yenilen sebze ve meyvelerden alınıyor.
Eğer yenilen yemeklerde kısıtlama yapılmazsa yiyeceklerdeki yüksek tuz vücuda alınıyor. Bunların yanı sıra içeriğinde fazla miktarda tuz bulunan peynir, turşu ve salça gibi yiyecekler de fazladan tuz alımına neden oluyor. Bazı durumlarda kişilerin tuz alımı 20-25 gramı bulabiliyor.
Türk Hipertansiyon ve Böbrek Hastalıkları Derneği'nin araştırmasına göre halkımız günde yaklaşık 18 gram tuz tüketiyor. Tuz tüketiminin böbrek fonksiyonları üzerinde doğrudan etkisi var.
Fazla tuz tüketildiği zaman böbrek içindeki kılcal damar dolaşım sisteminde kan basıncı yükseliyor. Bu yüksek kan basıncı devamlı hal alırsa küçük kılcal damarların yırtılarak harap olmasına neden oluyor, ayrıca idrardan protein kaçırmaya yol açıyor.”
Sağlık Üzerine Herşey
- A Vitamini ve Özellikleri
- Acil Sağlık Hizmetleri Yasal Prosedürü
- Acil Sağlık Hizmetleri Yönetmeliği Genelgesi
- Acil Sağlık Hizmetleri Yönetmeliği'nin Tam Metni
- Acilde Para Ödemek Yasal Değil! Cezası Var...
- Aile Hekimine Para Ödemeyin...
- Aile Hekimliği Yönetmeliği
- Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı: Sezeryan Sağlıklı Değil
- Bel Fıtığı, Belirtileri ve Tedavisi
- Bulaşıcı Hastalıklar ve Korunma Yolları
- Bursa'da Acil Servislerde Yeni Yapılanma
- Buzdolabında İlaç Saklamak Sakıncalı Olabilir!
- Cep Telefonları Aklımızı Durduruyor...
- Denize Girmenin Faydaları Nelerdir?
- Diş Protez Laboratuvarları Yönetmeliği
- Diyabet Hastalığı ve Türkiye'de Diyabetlilerin Durumu
- Doktorların Çalışma Süreleri ...
- E-Reçete Yürürlükte
- Eczacılardan İlaca Dair Yanlış Bilinenler Hakkında Uyarı
- Elektronik Sevk Sistemi Tüm Türkiye'de Devrede
- Enfeksiyon Kontrol Hemşireliği Sertifikasyon Programı
- Erişilebilirlik Yönetmeliği İle Tüm Ortak Alanlar Engellilere Uygun Olacak
- Fizik Tedavi Yöntemleri ve Uygulamaları
- Grip ve Soğukalgınlığında Nane Limon Mucizesi
- Heyet ve Hastalık Raporu Alma Prosedürü
- İnme (Beyin Felci) Türkiye'de tedavi edilebilir mi?
- İnsanın Psikolojik Olarak "Hiçbirşey Yapmama İsteği" Dikkate Alınmalı
- İstanbul'a Dev Sağlık Kurumları Projesi: 20 Bin İstihdam
- İstanbul'da Hastaneler 5 Bölgeye Ayrıldı
- İşitme Engellilere Umut Veren Gelişme